3 Ekim 2011 Pazartesi

vurmak

kağıda
noktayı
vurarak
açtı
beyazın
sığlını

karalanan
kapıdan
çıktı
odaya
rengin
kelebekleri

gönderdiği
vurucuyu
önemsemeden
hizmetçisine
yabancılaştı
anlam

çünkü
harfi
yaşamın
üzerine
bir
tetikten
göndermek
ne kahpe
öldürülüşüdür
düşleme
biçiminin

şimdilerde
parmaklar
vuruyor
kara bir evin
çatısına
el yazısının kardeşliğini
tatmadan

ne
kalleştir
parmakla
vurma
işleri

anlamsızlık

sessiz kalmak
yerine
işlem hacmine
kaygılanan
bu zihinde
her yanda
genişletilen
alış veriştir
anlamsızlık

ferahlayan
içtenlik hissi
söz attı
yangının
üzerine

susun

oynamasın
yaprak
aranmasın
bundan
fazla
anlam

4 Eylül 2011 Pazar

ihanet

kayalıkların en ucunda
sana ihanet edeceğim dedi ilkin
sonra ihanet sorgulandı
ve ihanet içselleştirildi
bu süreçle ihanet kendini doğruladı

ilk harf neden büyük

bir göz alanda
kardeşinden büyük olmayı istiyorsa
bir küçük harf
bırakın
uzasın boyu

gün gelip
göz büyümeyip
korkup çekinmediğinde biri diğerinden
bir damla ateşin bütünle olan ilişkisi
yeniden tanımlanacak

noktasız yazmaya kalkmayın demiş dilde ilk iktidar
sonra sınırladığı cümle içine girip
bölmüş küçük harfleri
ele geçirdiği ilk harf
kendi zehrini kusmuş tüm aklın içine
şimdilerde
insanlıkta
her birimiz
bir diğerimizi
sınıfsal olarak
bölüp
yalnızlığın krallığını
bene veriyoruz

29 Ağustos 2011 Pazartesi

ziyajen gibi

gece
gündüz feneriyle
ayakta kalan adam
ne aranıyorsun
herkes yatmış
sokakta
taş taşıyan
eşekler kalmış


ziya paşa ve diyojen'e

4 Temmuz 2011 Pazartesi

tütün

beyni yıkanmış toplum
her gece efkarından
sigara yakar gibi
bir dizi daha izliyor

ben bir sigara daha yakıyorum
kadın bir dizi daha izliyor
sen sanki bu paket hiç bitmeyecek
bu tüp sanki hiç bitmeyecek

bir sigara daha yakıyorum
bu cihana efkarımdan
geçip tarih sahnesinden
kendi dizimi izliyorum

deniz sigara dediyse haşa
üzerini çiziyorum
bizi öldüren şu tütünden
çocukları kurtarın diyorum

madde on yedi

hava
hep
garip
büzülen
elleri
dizinde
bek-
-liyor

sokak
sesi
çığlık
çığlık
çırpınıyor
insanlarda

bedenleri
insan
çe-
-kiyor
yapış
yapış
çığlık
çığlık
ve
sıcak
hava
kan
olup
üzerine
akıyor
in
san
lığın

çıkacak
adım
adım
büyüyen
bir
ses
uysal
bedenlerin
içinden

acı...
acıdır
kullar
köleler
askerler
yaratan

diyecek

kökeni
madde
onyedidir
doğduğu
yere
çocuğun
dir hem
dir hem
sa
va
şı
so
kuş
tu
ran
.

bu acı yeter