kağıda
noktayı
vurarak
açtı
beyazın
sığlını
karalanan
kapıdan
çıktı
odaya
rengin
kelebekleri
gönderdiği
vurucuyu
önemsemeden
hizmetçisine
yabancılaştı
anlam
çünkü
harfi
yaşamın
üzerine
bir
tetikten
göndermek
ne kahpe
öldürülüşüdür
düşleme
biçiminin
şimdilerde
parmaklar
vuruyor
kara bir evin
çatısına
el yazısının kardeşliğini
tatmadan
ne
kalleştir
parmakla
vurma
işleri
3 Ekim 2011 Pazartesi
anlamsızlık
sessiz kalmak
yerine
işlem hacmine
kaygılanan
bu zihinde
her yanda
genişletilen
alış veriştir
anlamsızlık
ferahlayan
içtenlik hissi
söz attı
yangının
üzerine
susun
oynamasın
yaprak
aranmasın
bundan
fazla
anlam
yerine
işlem hacmine
kaygılanan
bu zihinde
her yanda
genişletilen
alış veriştir
anlamsızlık
ferahlayan
içtenlik hissi
söz attı
yangının
üzerine
susun
oynamasın
yaprak
aranmasın
bundan
fazla
anlam
4 Eylül 2011 Pazar
ihanet
kayalıkların en ucunda
sana ihanet edeceğim dedi ilkin
sonra ihanet sorgulandı
ve ihanet içselleştirildi
bu süreçle ihanet kendini doğruladı
sana ihanet edeceğim dedi ilkin
sonra ihanet sorgulandı
ve ihanet içselleştirildi
bu süreçle ihanet kendini doğruladı
ilk harf neden büyük
bir göz alanda
kardeşinden büyük olmayı istiyorsa
bir küçük harf
bırakın
uzasın boyu
gün gelip
göz büyümeyip
korkup çekinmediğinde biri diğerinden
bir damla ateşin bütünle olan ilişkisi
yeniden tanımlanacak
noktasız yazmaya kalkmayın demiş dilde ilk iktidar
sonra sınırladığı cümle içine girip
bölmüş küçük harfleri
ele geçirdiği ilk harf
kendi zehrini kusmuş tüm aklın içine
şimdilerde
insanlıkta
her birimiz
bir diğerimizi
sınıfsal olarak
bölüp
yalnızlığın krallığını
bene veriyoruz
kardeşinden büyük olmayı istiyorsa
bir küçük harf
bırakın
uzasın boyu
gün gelip
göz büyümeyip
korkup çekinmediğinde biri diğerinden
bir damla ateşin bütünle olan ilişkisi
yeniden tanımlanacak
noktasız yazmaya kalkmayın demiş dilde ilk iktidar
sonra sınırladığı cümle içine girip
bölmüş küçük harfleri
ele geçirdiği ilk harf
kendi zehrini kusmuş tüm aklın içine
şimdilerde
insanlıkta
her birimiz
bir diğerimizi
sınıfsal olarak
bölüp
yalnızlığın krallığını
bene veriyoruz
29 Ağustos 2011 Pazartesi
ziyajen gibi
gece
gündüz feneriyle
ayakta kalan adam
ne aranıyorsun
herkes yatmış
sokakta
taş taşıyan
eşekler kalmış
ziya paşa ve diyojen'e
gündüz feneriyle
ayakta kalan adam
ne aranıyorsun
herkes yatmış
sokakta
taş taşıyan
eşekler kalmış
ziya paşa ve diyojen'e
4 Temmuz 2011 Pazartesi
tütün
beyni yıkanmış toplum
her gece efkarından
sigara yakar gibi
bir dizi daha izliyor
ben bir sigara daha yakıyorum
kadın bir dizi daha izliyor
sen sanki bu paket hiç bitmeyecek
bu tüp sanki hiç bitmeyecek
bir sigara daha yakıyorum
bu cihana efkarımdan
geçip tarih sahnesinden
kendi dizimi izliyorum
deniz sigara dediyse haşa
üzerini çiziyorum
bizi öldüren şu tütünden
çocukları kurtarın diyorum
her gece efkarından
sigara yakar gibi
bir dizi daha izliyor
ben bir sigara daha yakıyorum
kadın bir dizi daha izliyor
sen sanki bu paket hiç bitmeyecek
bu tüp sanki hiç bitmeyecek
bir sigara daha yakıyorum
bu cihana efkarımdan
geçip tarih sahnesinden
kendi dizimi izliyorum
deniz sigara dediyse haşa
üzerini çiziyorum
bizi öldüren şu tütünden
çocukları kurtarın diyorum
madde on yedi
hava
hep
garip
büzülen
elleri
dizinde
bek-
-liyor
sokak
sesi
çığlık
çığlık
çırpınıyor
insanlarda
bedenleri
insan
çe-
-kiyor
yapış
yapış
çığlık
çığlık
ve
sıcak
hava
kan
olup
üzerine
akıyor
in
san
lığın
çıkacak
adım
adım
büyüyen
bir
ses
uysal
bedenlerin
içinden
acı...
acıdır
kullar
köleler
askerler
yaratan
diyecek
kökeni
madde
onyedidir
doğduğu
yere
çocuğun
dir hem
dir hem
sa
va
şı
so
kuş
tu
ran
.
bu acı yeter
hep
garip
büzülen
elleri
dizinde
bek-
-liyor
sokak
sesi
çığlık
çığlık
çırpınıyor
insanlarda
bedenleri
insan
çe-
-kiyor
yapış
yapış
çığlık
çığlık
ve
sıcak
hava
kan
olup
üzerine
akıyor
in
san
lığın
çıkacak
adım
adım
büyüyen
bir
ses
uysal
bedenlerin
içinden
acı...
acıdır
kullar
köleler
askerler
yaratan
diyecek
kökeni
madde
onyedidir
doğduğu
yere
çocuğun
dir hem
dir hem
sa
va
şı
so
kuş
tu
ran
.
bu acı yeter
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
