3 Ekim 2011 Pazartesi

vurmak

kağıda
noktayı
vurarak
açtı
beyazın
sığlını

karalanan
kapıdan
çıktı
odaya
rengin
kelebekleri

gönderdiği
vurucuyu
önemsemeden
hizmetçisine
yabancılaştı
anlam

çünkü
harfi
yaşamın
üzerine
bir
tetikten
göndermek
ne kahpe
öldürülüşüdür
düşleme
biçiminin

şimdilerde
parmaklar
vuruyor
kara bir evin
çatısına
el yazısının kardeşliğini
tatmadan

ne
kalleştir
parmakla
vurma
işleri

anlamsızlık

sessiz kalmak
yerine
işlem hacmine
kaygılanan
bu zihinde
her yanda
genişletilen
alış veriştir
anlamsızlık

ferahlayan
içtenlik hissi
söz attı
yangının
üzerine

susun

oynamasın
yaprak
aranmasın
bundan
fazla
anlam